Kısırı yaparken ben bulguru seçtikten sonra soğuk suyla hafif yıkıyorum. Sonra çok az kaynamış suya biber salçası karıştırıp kısırın üzerine döküyorum. Kapağını kapatıp tamamen suyunu çekmesini bekliyorum. Ardından yeşillikleri doğrayıp bulgura karıştırıyorum ve zeytinyağı, limon suyu ve tuz ekleyip servis yapıyorum.

Sandal sefasını İstanbul'dayken ablamın yemek kitabından bakarak denemiştim ilk. Şimdi de aklımda kaldığı kadarıyla yaptım. Köfte hamurundan biraz büyükçe parçalar koparıp altı yağlanmış borcama sandal şekli vererek diziyorsunuz. Diğer tarafta ufak ufak doğradığınız mantar, acı ve tatlı biber, domates ve soğanı tereyağında pişene kadar kavuruyorsunuz. Bu içi sandallara dolduruyorsunuz. Salçalı suyla tepsiyi fırına veriyorsunuz. Çıkarmaya 2 dk. kala üzerlerine kaşar rendesi koyuyorsunuz ve sıcak servis yapıyorsunuz. Misafire giden güzel bir yemek.
Nihayet bir süredir almayı beklediğim el mikserine kavuşunca lokantalardaki gibi kıvamlı bir mercimek çorbası yapabildim. Koca tencereden ertesi güne hiç bir şey kalmadı:)
Karadenizli olduğumuz için bizde bu turşu çok yapılır. Benim kendi başıma bu ikinci denemem. İlk yaptığım çok güzel olmuştu, anneminkini aratmıyordu. İnşallah bu da öyle olur. Fasulyeleri, 4-5 sarımsak ve 2 biberi temizliyorsunuz. Fasulyeleri 10 dk. kadar kaynatıp soğumaya bırakıyorsunuz. Daha sonra kavanoza fasulyeleri diziyorsunuz, aralara da bütün ve doğranmış biber ve sarımsakları yerleştiriyorsunuz. Sirkeli, tuzlu temiz suyu üzerlerini kapatacak şekilde kavonoza boşaltıyorsunuz ve kapağını sıkıca kapatıyorsunuz. 3 hafta bu şekilde bekleyecek. Yerken de yağda soğanı kavuruyorsunuz, sonra bir kavanozun yarısı kadar turşuyu tavaya ekliyor ve 10 dakika kadar çevire çevire kavuruyorsunuz. İsterseniz turşuyu katmadan biraz salça da ekleyebilirsiniz. Biz bu yemeğin yanına patates püresi yeriz. Kıtır kıtır taze ekmek ve çay da olursa değmeyin tadına. mmm.. Turşuların olacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum. Yalnız biraz acı oluyor ona göre. Acı istemiyorsanız biberleri bütün katın.
Pek sık yapmadığım bu çorba aslında oldukça vitaminli ve lezzetli. Arkadaşımın annesi Amerika'ya geldiğinde erişte kesmişlerdi; sağolsunlar bizim payımıza da biraz düştü:) Tekrar ellerinize sağlık teyzeciğim.
Evdeki patlıcanlardan şöyle pratik, et kullanmadan ne yapabilirim diye internette bir süre dolaşıp istediğim gibi bir şey bulamayınca patlıcanlı sandviç yapmaya karar verdim. İyi ki de yapmışım, nefisti. Patlıcanları uzun dilimler halinde kesip kızartıyorsunuz. Domatesleri soyup kalın dilimlere kesiyorsunuz ve onları da biraz kızartıyorsunuz. Tost ekmeklerini fırının ızgara kısmında alt üst çevirerek kıtırlaştırıyorsunuz. En son patlıcanları, domatesi, taze soğan ve marul gibi yeşillikleri ekmeğin arasına koyup, hafif tuzlayıp afiyetle yiyorsunuz. Buzlukta satılan fast food kızarmış patatesleri de fırına verip sandviçinize ekleyebilirsiniz; çok yakışır.
Kılıç balığı ızgarada, mangalda, tavada yapılabilir ve değişik garnitürlerle servis edilebilir. Ben fırında pyrex kabında üzerlerine hafif yağ ve kara biber sürerek sade pişirdim. Bir dahaki sefere biraz kalınca ve yuvarlak dilimlere dopranmış patateslerle beraber pişireceğim. Yanına bir çorba, sebzeli veya sade pilav ve kocaman bir marul salatası harika olur.
Bu kabak tatlısının özelliği balkabağından değil, İngilizce'de yam denilen tatlı patatesten yapılması. Tad olarak balkabağından hiçbir farkı yok. Yapımı ona göre daha kolay çünkü balkabağı gibi uğraştırmıyor; normal patates gibi soyup doğruyorsunuz. Ben ilk kez yaptığım ve çok tatlı sevmediğim için şekerini az koydum ama normalde üç tane tatlı patatese iki bardak şeker iyi gider. yam'i bana haber veren hulyalar'a tesekkurler.
Ne kadar göz alıcılar. Bir mutfak takviminden ya da televizyonda bir yemek programından fırlamış gibi. Tahmin edebileceğiniz gibi tatları acı. Kullanmaya kıyabilirsem yakında fasulye turşusuna malzeme olacaklar.
Yapımı çok basit bir tatlı bu. Kurutulmuş kayısıları şerbetin içinde bir süre kaynatıyor, sonra içlerine ceviz dolduruyorsunuz. Servisi kolay, sunumu şık. Kayısı sevenlerin kaçırmayacağı bir tatlı bence. Ayrıca vitamin ve proteinler açısından zengin olan kayısının her derde deva bir özelliği var. Kansızlık, iştahsızlık, uykusuzluk, sinir, cilt güzelliği gibi birçok konuda şifa niyetine kayısı yiyin. Ama fazla kaçırmayın:) Tarif, portakal agacı'ndan.
Bu çorbanın köftesinden çok terbiyesine bayılıyorum. Limon suyu, maydonoz ve yumurta sarısıyla mayhoş bir tadı oluyor. Kesinlikle tavsiye edebileceğim lezzetlerden biri.
Zarf kolleksiyonum yıllarca beni hediye kartı reyonlarında dolaştırdığı için şimdi de bu şirin kartlara merak saldım. Doğumgünü, davet, yıldönümü gibi özel günler için çeşit çeşit renk renk üretilen bu kartların özelliği el yapımı olması. İsterseniz üzerindeki malzemeleri ve boş kartları satın alıp kendi zevkinize göre dizayn edebiliyorsunuz. Amerika'da ev hanımlarının boş zamanlarında favori uğraşlarından biridir bu.
Hediye almayı da vermeyi de çok seviyorum. Kim sevmez ki.. Hele de size hitabeden bir şeyse. Bu kitaplar bana hediye geldi. Elimde birkaç kitap olduğu için henüz okumaya başlamadım ama edebiyat ve şiir sevenlerin, İstanbul aşıklarının ilgilenebileceği kitaplar. İstanbul'da yaşama sanatı, ve gazel yeniden, Ceza sömürgesi, gülistanbul, ve kelebek düğünleri.
Okuduklarım olunca bu başlığa yorumlarımı yazarım.
Eşimin meşhur spagettisi. Sosunda barbunya, bilumum baharatlar, domates sosu ve mantar var. İsterseniz parmesan peyniri de serpip turşuyla servis yapabilirsiniz. Çok lezzetli ve doyurucu bir yemek.
Evde favori yemeklerimizden biri de taze fasulye. Amerika'da bu yemeği yapması çok basit çünkü fasulyeleri hazır haşlanmış olarak ve uygun fiyata alabiliyoruz. İçine kuşbaşı et veya etsuyu tableti koyuyorum. (Etsuyunun kendisi güzel olmuyor çünkü suyu bulandırabiliyor ve yemeği daha yağlı yapıyor.) Yanına ayran çorbası, pilav ve meyve. İşte size klasik, kolay bir menü!
Dün kahvaltı pikniğinden sonra Michaels'a gittim. El becerileri ve aksesuar alanında her çeşit şeyin satıldığı, kursların verildiği, vaktim olsa saatlerimi geçirebileceğim bir yer. Vazolar, örgü yumakları, boyalar, not kartları, yapma çiçekler, boncuklar... Yukarıdaki resim de www.michaels.com 'dan. Paylaşmak istedim.
Arkadaşlarla açık havada kahvaltı yaptık bugün. Menümüzde simit, kek, poğaça, aşure, çilekli pasta, meyve, ıspanaklı gözleme, patates salatası, karışık kızartma, kabak tatlısı ve kahvaltılıklar vardı. Bu patates salatasını ilk kez yaptım ve sanırım bundan sonra sık sık yapacağım. İçinde tapa edilmiş mantar var. Yarı haşlanmış patatesler de bir süre mantarlarla tavada kavruluyor, ardından yeşillikler ve rendelenmiş havuç katılıyor. Limon, zeytinyağı, tuz ve sumak eklenip servis yapılıyor.
Uzun zamandır kabak kızartması yememişiz, tadını özlemişim. Dereotu da hem tadı hem görünüşüne çok yakışıyor.
Yaza yakışan salatalardan biri de bu. Patlıcan, yeşil biber, kırmızı dolmalık biber ve domatesleri fırında közlüyorsunuz. Hepsini soyuyorsunuz ve içerisine doğranmış sarımsak, tuz, limon suyu ve zeytinyağı ekliyorsunuz. 3-4 saniye robottan geçiriyorsunuz; isterseniz bıçakla da ufak parçalara ayırabilirsiniz. Daha sonra bu karışıma yeşil soğan ve maydonoz ekliyorsunuz. Ben dereotu eklemeyi unutmuşum, o da iyi gider.
Mercimek köftesinin yapılışı çok basit. Ana malzemeleri mercimek ve bulgur. Bunun içerisine salçalı sosu ve tuzu ekleyip yoğuruyorsunuz. Sonra ince ince doğradığınız yeşil soğan ve maydonozu ekliyorsunuz ve şekil veriyorsunuz. Afiyet olsun.
Antep kebabı için sebzeleri bu şekilde köfteyle beraber diziyorsunuz ve aralara sarımsak koyuyorsunuz. Daha sonra üzerine soğan dilimlerini koyup zeytinyağlı salçalı suyla fırınlıyorsunuz. Son 5-10 dk. üzeri açık pişiriyorsunuz. Aslında bu yemeğin pyrex kabında değil de çabuk kızan biraz derin bir tepside yapılması gerekiyor. Bu şekilde malzemeler haşlanmıyor, kızarıyor ve dolayısıyla yemek daha lezzetli oluyor. Ya da bütün malzemeleri önceden tavada hafif kızartıp ardından fırınlayabilirsiniz. Bu durumda salçalı suya hiç yağ katmıyorsunuz.
Köfteye bol baharat koyuyorum ben ve mümkünse hamurunu 3-5 saat buzdolabında bekletiyorum tek tek yuvarlamadan önce. Yazın en güzel yemeklerinden biri. Mangalda, fırın tepsisinde patatesle, tavada kızartarak, terbiyeli çorbanın veya salçalı yemeğin içine.. Hepsi de birbirinden leziz oluyor.
Gittiğim çeşitli yerlerden rengarenk, birbirinden orijinal yaprakları toplamak hobilerim arasında. Bilhassa sonbahar aylarında bayram ediyorum çünkü pastel renklere bürünmüş yapraklar kurumuş ve düşmüş oluyorlar. Ortaokulda başlamama rağmen yaprak koleksiyonum çok geniş değil, çünkü o zamanlar biriktirdiğim yaprakları topladığım defter, yanlarına iliştirdiğim şiirlerimle beraber kayboldu. Bu koleksiyonun sonu var mı bilemem, dünyada her yeri dolaşmadım henüz..:)
Etli dolmayı kıymayla, çok ufak parça etle, veya benim yukarıda yaptığım gibi önceden pişirdiğiniz kuşbaşı etle yapabilirsiniz. Hepsi de güzel oluyor. Zeytinyağlı dolmayı ben pek sevmiyorum çünkü içerisindeki fıstık, kuşüzümü gibi çerezlerden ve şekerden dolayı tadı tatlıya kaçıyor. Etli dolmanın içinde pirinç, et, soğan, salça, domates, nane, maydonoz, tuz ve biraz zeytinyağı var.